icon

0 (312) 514 22 24
Bilgi & Randevu İçin

icon

MAİDAN C Blok 11.kat No.129,
Mustafa Kemal Mahallesi, Çankaya-Ankara


Rinoplasti (Burun Estetiği)

Ülkemizde en sık yapılan estetik ameliyatlardan bir tanesi rinoplasti ve septorinoplasti (nefes problemleri düzeltme ameliyatı ile beraber estetik burun) ameliyatlarıdır. Burun yüzün ortasında ifadeyi çok etkileyen bir yapıdır. Büyük bir semeri olan ucu aşağı doğru sarkmış bir burun kişi sakin ılımlı bir mizaca sahip olsa bile onu daha agresif, sinirli ve kızgın gösterir. Estetik burun ameliyatları sonrası daha uyumlu, dengeli, güzel ve sinirli ifadesi gitmiş bir yüz görünümü elde ederiz. Burundaki düzensiz görünüme sıklıkla burun içindeki yapılardaki sorunlarda eşlik eder. Bu sorunlar eğrilikler, kapakçık yetmezlikleri, burun içinde konka diye tanımlanan yapıların büyümesi gibi problemler olabilir. Bunlar nefes almayı etkileyip kişinin yaşam kalitesini azaltırlar. Rinoplasti ameliyatı esnasında bu sorunlar da düzeltilirse estetik kazanımların yanı sıra fonksiyonel kazanımlar yani güzel nefes daha kaliteli bir yaşam sağlanmış olur.

Burun Estetiği (Rinoplasti) Ameliyatı Öncesi Hazırlıklar

Hem estetik hem de nefes yönünden inceleme yapılır. Rinoplasti ameliyatı olacak kişinin genel olarak burnunda rahatsız olduğu yönler ayrıntılı olarak belirlenir. Ne tür bir cerrahi isteği sorulur. Beğendiği burunlar var mı? çevresinde bunlar istenir. Bu isteklerin onun yüzüne uygun olup olmayacağı araştırılır. Daha sonra muayene yapılır, bu esnada cildinin tipine bakılır. Fitzpatrick sınıflamasına göre cilt tipleri 6 grupta toplanır. Birinci ve ikinci grup ince derili kişilerdir. Bu kişilerin cildi çok beyazdır. İnce ciltli kişilerin derilerinde ameliyat sonrası çok az iz kalır ve şişlikleri çok çabuk geçer. Bu olumlu özeliklerine karşı ince cilt kıkırdak ve kemiklerdeki en ufak problemleri dışarı yansıtır bunları saklamak çok kolay olmayabilir. Bu gruplamaya göre beşinci ve altıncı gruplar kalın derili kişileri temsil eder cilt rengi çok koyudur. Kalın ve koyu derili kişilerde ameliyat izleri belirgin olur. Bu kişilerde şişlikler yani ödem çok geç iner. Bu şişlikler nedbe dokusu ile dolabilir. İnce ciltli kişilerin aksine burun kemik ve özellikle kıkırdaklarda yapılan olumlu değişiklikleri kalın ciltten dışarı yansıtmak güç olabilir. Daha sonra dişler incelenir dişlerin birbiri üzerine uygun bir şekilde oturup oturmadığı önemlidir. Bu tür diş kapanma problemleri burunun görünümünü etkileyebilir. Yüzdeki belirgin olana ve olamayan asimetriler kaydedilir. Bu asimetriler kemiklere bağlı olabileceği gibi yumuşak dokulara özelikle kasların hareketlerine de bağlı olabilirler. Burun çevresindeki kasların asimetrik hareketleri ayrıntılı not edilir bu problem hem burun estetiğini bozar hem de burun eğriliğini özellikle gülme esnasında artırabilir. Yüzde ölçümler yapılır. En önemli ölçümlerden bir tanesi orta yüz yüksekliğini ölçmektir. Bu mesafe burun tabanı ile kaşların en çıkıntılı noktası arasıdır. Bunun ideal uzunluğu belirlemede kullanılır. Ayrıca alt yüz yüksekliği de ölçülebilir. Bu mesafede burun tabanı ile çenenin en ucu arasındaki mesafedir. İdeal olan bu ikisinin eşit olmasıdır. Alt yüzün kısa olması göreceli olarak burunu daha büyük gösterirken uzun olması daha kısa gösterebilir. Bu gibi durumlarda burun estetiği ile beraber bir çene estetiği de düşünülebilir. Daha sonra burun kemikleri analiz edilir kemik tabanının değerlendirilmesi için gözlerin iç kenarları ölçülür. Eğer kemik taban arasındaki mesafe gözlerin iç kenarları arasındaki mesafeden geniş ise bu daraltılmalıdır diye düşünülür. Daraltma osteotomi denilen kemiklere yapılan müdahale ile olur. Ayrıca kemikler asimetrik olabilir kemik eğriliği burun eğriliğinin bir parçası da olabilir. Bu tür eğriliklerde kemiklere müdahale edilmezse tam bir düzleşme sağlanamaz. Kemiklerdeki semer ya da sırt fazlalığı ölçülür bunu çıkartmak rinoplastinin önemli kısımlarından bir tanesidir. Burun kemiklerinin boyu ölçülür. Eğer kemiklerin boyu çok kısa ise bu durum kısa nasal kemlik problemi yapabilir bu kişilere yapılacak standart bir rinoplasti çöke ile sonuçlanabilir, bu kişilere daha özel bir burun ameliyatı yapılmadır. Burun kemik çatısının alt tarafında burun kıkırdak çatısı bulunur. Kıkırdak çatı ortada düz ve dikey seyreden septal kıkırdak ve yanlarda biraz açılı bir şekilde bu kıkırdakla birleşen üst yan kıkırdaklardan oluşur. Burada eğrilikler C harfi biçimli, ters C harfi biçimli ve S harfi biçimli olabilir. Düzeltilmesi en güç olan S harfi biçimli eğriliklerdir. Burun sırtının genişliği ölçülür, yaklaşık olarak buru sırtı genişliği üst dudakların ortasında bununa iki kabartı ( Filtral Kolonlar ) arasındaki mesafe kadar olmalıdır. Bu alandaki sırt fazlalığı yani semer de dikkatlice kaydedilir. Bu bölgede solunum için çok önemli olan iç kapak bulunur. Bu kapak Cottle test denilen bir işlemle kontrol edilir burunun hemen yan tarafındaki yanaklar dışarı kulaklara doğru çekilir. Eğer nefes daha iyi olursa test pozitif olarak kabul edilir ve iç kapak da sorun olduğunu gösterir. Burun alt tarafındaki kıkırdakların yapısı sert ya da yumuşak olup olmadıkları not edilir. Genellikle kalın derili kişilerin kıkırdakları çok incedir. Kalın derili ve deri altı dokusu da fazla olmasına bağlı büyük burunlarda en sık yapılan hatalardan bir tanesi burunu küçültmek için çok kıkırdak çıkartmaktır. Zaten zayıf olan kıkırdaklar bir de çok çıkarılırsa burunda çökme gözlenebilir. Burun ucunun gülme ile olan ilişkisi araştırılır. Bazı kişilerde burun ucu gülümseme esansında çok aşağı düşer ve üst dudak yukarı kalkar. Üst diş etleri bu esnada çok gözükür. Bu probleme yol açan üst dudak ile burunun alt kısmı arasında uzanan ‘’depresör septi ‘’ kasıdır. Bu da not edebilir ve ameliyatta düzeltilir. Burun ucunda özellikle ince derili kişilerde iki küçük çıkıntı vardır bunların simetrik olup olmadığı ve aralarındaki mesafe ölçülür. Teorik olarak erkeklerde 8-10 kadınlarda 6-8 mm ya da pratik olarak üst dudakların ortasında bununa iki kabartı ( Filtral Kolonlar ) arasındaki mesafe kadar olmalıdır. Burun kanatları incelenir. Normal de burun kanatları aşağıdan bakınca dış bükeydir ve eşkenar üçgen şeklindedir. Burun kanatları eğer iç bükey olursa hem burun ucu mandalla sıkılmış gibi görünür hem de aşırı durumlarda derin nefes alma esnasında çökebilir bu dış kapakçık probleminin bir göstergesidir. Burun tabanı ve burun delikleri kontrol edilir. Burun deliklerini daraltan kıkırdak kayması varsa not edilir. Taban genişliği ölçülür eğer bu genişlik gözlerin iç kenarı arasındaki mesafeden fazla ise taban daraltması yapılır. Takiben burun içi incelenir. Ortada bulunan kıkırdaktaki eğrilikler not edilir. Burun yan duvarında bulunan konka denilen yapılardaki değişiklikler ya da problemler not edilir. Bu muayeneyi takiben burunun fotoğrafları ve videoları çekilir, özellikle hareket esnasında burundaki değişimleri görmek için video çok yararlıdır.

Hekim ve hastanın birlikte görebileceği bir ekran üzerinde problemli alanlar ortaya konulur. Cerrah bir bilgisayar programı yardımı ile burunda yapmayı düşündüğü değişiklikleri hasta ile paylaşır onun görüşlerini alır. Ameliyat öncesi dikkat edilmesi gereken konular açıklanır.

Rinoplasti ameliyatları sonrası en fazla görülebilecek sorunların başında kanama gelir. Bu olasılığı azaltmak için ameliyattan on gün öncesinden kan sulandırıcı ilaçları (aspirin türü ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler), E vitamini, gingo, ginseng, yeşil çay, balık yağları, aşırı sarımsak yazın vişne gibi meyveler tüketilmemelidir. Ameliyat öncesi ayrıntılı tetkikleri yapılır ve anestezist ile hasta değerlendirilir. 

WhatsApp WhatsApp Hattı